|
GEZİLER -
Gerçekleşen Geziler
|
|
gezginayaklar tarafından yazıldı.
|
|
Cumartesi, 11 Eylül 2010 00:00 |
İÇ ANADOLU'DA 30 GÜN
 |
| Kırşehir - Üçayak Kilisesi |
Sarı, kuru, kurak, kavruk, sıcak ve uçsuz bucaksız dağlar, ovalar, dağlardan aşan yollar, yollarda sahibi göçmüş kimsesiz kalmış köyler, köyleşmeye yüz tutmuş kasabalar, susuzluktan çatlamış topraklar, çatlamış topraklar gibi dudaklar, o dudaklardan akan mırıltı; Önce Allah sonra devlet, bir el uzatan olsa, bir ses veren olsa, bu yakarışı bir duyan olsa...
Bir zamanlar akan pınarları şimdi inceden göz yaşı olmuş, suyu aksa da başında testisini dolduran kızları yokmuş. Bir zamanlar meydanlarında oğlanları at binen köylerin, meydanları hâlâ durur ama oğlanları şehirde kolalı kravatlı, topraksız, atsız olmuş. Kınalı gelinler, kaytan bıyıklı yağız delikanlılar mazide bir hayal olmuş.
Sabahlar erken olurmuş bu topraklarda, akşama dek süresin, ekesin, biçesin diye. Geceler uzun olurmuş meclislerinde muhabbete doyasın diye. Meclis dağılmış, toprak sahipsiz kalmış. Kendi ihanetinden değil, kendine ihanetten. Ağam deyip saydıkları, paşam deyip sevdikleri başka dostlar bulmuşlar kendilerine. Para etmez olmuş buğdayı, İsrail'den beyazını getirip seninki zenci demişler. Para etmez olmuş hayvanı, Avusturya'dan Angus getirip, seninki bize yetmez demişler.
Bir varmış bir yokmuş bir Anadolu varmış. Köylüsü kasabalısı yollara bakarmış. Gençleri, bir yolunu bulsam gitsem diye. Yaşlıları, gidenler ne zaman gelecekler diye. Bir varmış bir yokmuş... Yokmuş.
.......................................................................................................................................................................................
|
|
Son Güncelleme: Perşembe, 30 Haziran 2011 08:55 |